merhaba
sanata, bilime, dayanışmaya, emekten yana siyasete ve sevdaya dair paylaşımlarla bilginin ve deneyimlerin örgütlenmesi çabasıdır "insanın" yolculuğu...
18 Eylül 2014 Perşembe
4 Eylül 2014 Perşembe
Otoriteye Boyun Eğmek- http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/215219/otoriteye-boyun-egmek?utm_source=facebook&utm_medium=referral&utm_campaign=player_info
http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/215219/otoriteye-boyun-egmek?utm_source=facebook&utm_medium=referral&utm_campaign=player_info
müthiş bir deney, bugünü gösteren, geleceğe ışık tutan… şu izlemeseniz de, linkini alıp boş bir zamanınızda mutlaka izlemenizi öneririm…
--------------------------------
“…
"kurbanına kopya vererek iç çatışmasını azaltmaya çalışıyor."
--------------------------------
“…
"kurbanına kopya vererek iç çatışmasını azaltmaya çalışıyor."
-bu çatışma o kadar yoğunsa neden durmuyor?"
"şimdi durursa, şu noktaya bile gelmekle hata ettiğini kabul etmesi gerekecek. devam ederek şimdiye kadar yaptıklarında haklı olduğunu kendisine göstermeye çalışıyor."
…
"zalim bir hükümdarın zalim bir devlete ihtiyacı vardır. bu yüzden 1 milyon küçük zalimi de işe alır. her biri de işlerini profesyonelce ve pişmanlık duymadan yaparlar. çünkü suç 1 milyona bölününce hiç kimse suçlunun kim olduğunu hatırlamayacaktır. bir tanesi sadece kurbanları tutuklayacak, ama sadece tutuklama yapacak. diğerleri kurbanları kamplara götürecek, ama görünen sadece makinist olacak. biri kurbanları hapse atacak ama, görünen sadece hapishane müdürü olacak.
…”
…
"zalim bir hükümdarın zalim bir devlete ihtiyacı vardır. bu yüzden 1 milyon küçük zalimi de işe alır. her biri de işlerini profesyonelce ve pişmanlık duymadan yaparlar. çünkü suç 1 milyona bölününce hiç kimse suçlunun kim olduğunu hatırlamayacaktır. bir tanesi sadece kurbanları tutuklayacak, ama sadece tutuklama yapacak. diğerleri kurbanları kamplara götürecek, ama görünen sadece makinist olacak. biri kurbanları hapse atacak ama, görünen sadece hapishane müdürü olacak.
…”
şiir, yazı, emek, sendika, politika
boyun eğmek,
faşizm,
korku,
otorite,
şiddet kültürü
7 Haziran 2014 Cumartesi
6 Haziran 2014 Cuma
şiirler: çağla/ dinleti/ çeyiz (salim çalık)
çağla
camın buğusunda yol
yolda damla çoğul çağla
damlada sen
gidiyoruz işte teni yaka yaka
bende ben elimde kalan
yanımla
(ölüm getiren baskınları
kanıksadık
her gece
gecede soluğu kurşun kusan
namluların
ve okunmayacak bir anı
camların buğusuna yazılanlar
“insanlaşma adaylığımızı
vetoluyorlar”)
gidiyoruz küçüle küçüle
sende fırtına bende toz duman
yolda damla çoğul çağla
akıyor kanla karışık akıyor
zaman
salim çalık
erkene alınmış bir ölümün
ertelenmiş şiiri (s.9)
şiir, yazı, emek, sendika, politika
bir isyandır sevdamız,
özgürlük emek eşitlik barış,
özlem,
sevgiliye mektuplar,
şiir
30 Mayıs 2014 Cuma
madencininsesi: Maden şehitlerinin çocukları… Neler yaşadılar? Nas...
madencininsesi: Maden şehitlerinin çocukları… Neler yaşadılar? Nas...: Maden şehitlerinin çocukları… Neler yaşadılar? Nasıl büyüdüler? Şimdi ne yapıyorlar?
"bir yıl sonra kimse kalmaz arkalarında. ne devlet, ne akrabalar. giden gittiğiyle kalır. geridekiler de acılarıyla baş başa..."
"bir yıl sonra kimse kalmaz arkalarında. ne devlet, ne akrabalar. giden gittiğiyle kalır. geridekiler de acılarıyla baş başa..."
29 Mayıs 2014 Perşembe
madencininsesi: “Ocağın patlayacağını 6-7 ay önceden biliyorduk!”
madencininsesi: “Ocağın patlayacağını 6-7 ay önceden biliyorduk!”: “Ocağın patlayacağını 6-7 ay önceden biliyorduk!” 7 mart 1983 armutçuk grizusu ile 13 mayıs 2014'te soma'da yaşanan maden katliamı...
7 mart 1983 armutçuk grizusu ile 13 mayıs 2014'te soma'da yaşanan maden katliamı arasında 31 yıllık zaman farkı, birinin grizu diğerinin yangın olması dışında o kadar benzerlikler var ki...
alınmayan önlemler ve bir cinayetin-katliamın "geliyorum" demesi gibi. armutçuk'ta işçiler bir patlama olasılığının farkındalar ve ocak çavuşu öncesinde şefini arayıp tahliye edelim diyor. soma'da işçiler günlerce sıcak kömür çıkardıklarını anlatıyorlar.
31 yıllık fark ve bu arada yaşanan kazalar, cinayetler... iki ocakta da prim sistemi üretim zorlamasına neden olmuştur. armutçuk'ta o yıllarda maaşı kadar prim alanların olduğu anlatılırdı, soma'da da sağ kurtulan işçilerin "hadi ! hadi ! hadi ! hadi !" sözcüğüyle üzerlerinde kurulan baskının devlet alım garantili kömür üretiminin geldiği nokta ortadadır. o kadar ki; türkiye kömür işletmeleri'nin yıllık 1,3 milyon ton kömür üretimine göre kurduğu ocaktan 2013 yılında 3,5 milyon ton kömür çıkarılmıştır.
armutçuk'ta 2 doktorlu bir HASTANE vardı. yaralıların çoğu yanmış ve zehirlenmiş olduklarından yarım saat uzaklıktaki ereğli hastanesi'ne veya 1 saat uzaklıktaki zonguldak'a taşınmaya çalışılmıştı. soma'da da 31 yıl sonra gördük ki, hastanede yanık ve madene bağlı zehirlenme-boğulma vakalarına müdahale edebilecek birimler yoktu...
salih kılavuz'un 31 yıl önce yaşadıkları bugüne de ışık tutuyor. özellikle devleti yönetenlerin davranışlarının benzerliği açısından. sorunun iktidar değil sistem sorunu olduğunu anlamamıza yararı olduğu kanısındayım...
7 mart 1983 armutçuk grizusu ile 13 mayıs 2014'te soma'da yaşanan maden katliamı arasında 31 yıllık zaman farkı, birinin grizu diğerinin yangın olması dışında o kadar benzerlikler var ki...
alınmayan önlemler ve bir cinayetin-katliamın "geliyorum" demesi gibi. armutçuk'ta işçiler bir patlama olasılığının farkındalar ve ocak çavuşu öncesinde şefini arayıp tahliye edelim diyor. soma'da işçiler günlerce sıcak kömür çıkardıklarını anlatıyorlar.
31 yıllık fark ve bu arada yaşanan kazalar, cinayetler... iki ocakta da prim sistemi üretim zorlamasına neden olmuştur. armutçuk'ta o yıllarda maaşı kadar prim alanların olduğu anlatılırdı, soma'da da sağ kurtulan işçilerin "hadi ! hadi ! hadi ! hadi !" sözcüğüyle üzerlerinde kurulan baskının devlet alım garantili kömür üretiminin geldiği nokta ortadadır. o kadar ki; türkiye kömür işletmeleri'nin yıllık 1,3 milyon ton kömür üretimine göre kurduğu ocaktan 2013 yılında 3,5 milyon ton kömür çıkarılmıştır.
armutçuk'ta 2 doktorlu bir HASTANE vardı. yaralıların çoğu yanmış ve zehirlenmiş olduklarından yarım saat uzaklıktaki ereğli hastanesi'ne veya 1 saat uzaklıktaki zonguldak'a taşınmaya çalışılmıştı. soma'da da 31 yıl sonra gördük ki, hastanede yanık ve madene bağlı zehirlenme-boğulma vakalarına müdahale edebilecek birimler yoktu...
salih kılavuz'un 31 yıl önce yaşadıkları bugüne de ışık tutuyor. özellikle devleti yönetenlerin davranışlarının benzerliği açısından. sorunun iktidar değil sistem sorunu olduğunu anlamamıza yararı olduğu kanısındayım...
20 Mayıs 2014 Salı
madencininsesi: SO-R-MA): 6 milyon ton kömür/ çalınan yüzlerce ömü...
madencininsesi: SO-R-MA): 6 milyon ton kömür/ çalınan yüzlerce ömü...: soma katliamı… söze nasıl başlayacağımızı bilemediğimiz, ne kadar konuşsak ve yazsak yine de çok eksiklikler bırakacağımı...
19 Mayıs 2014 Pazartesi
3 Mayıs 2014 Cumartesi
SergiOdası :KültürSanatOrtamı :Zonguldak: Terk edilen köy okulları
birçok yerde eski kamu binalarının kendi yazgısına terk edilip ardından yıkılması karşısında bu çalışma örnek bir çalışma... bir de bu binalar için harcanan emek, malzeme, zaman ve bu binalarda yaşanmış, biriktirilmiş anılar düşünülünce...
SergiOdası :KültürSanatOrtamı :Zonguldak: Terk edilen köy okulları: Çırgan Köyü İlköğretim Okulu neden kültür noktası olmasın! Kozlu 'ya bağlı Yukarı Çırgan Köyü İlkokulu, çevremizdek...
SergiOdası :KültürSanatOrtamı :Zonguldak: Terk edilen köy okulları: Çırgan Köyü İlköğretim Okulu neden kültür noktası olmasın! Kozlu 'ya bağlı Yukarı Çırgan Köyü İlkokulu, çevremizdek...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)